dersetkinlik.com


REKLAMLAR

Paragraf Konusu ÖSS’de Çıkmış Soru ve Cevapları-Paragraf test indir-paragraf soruları

1. 1994 – ÖYS
Bu eleştirmenimiz ele aldığı konulan, sorunları çok iyi biliyor. Onlara yeni bir açıdan bakıyor. Eskiden ulaşılmış yargıları, bulunmuş çözümleri olduğu gibi benimsemiyor. Onları kuşkuyla karşılıyor ve onların üzerinde yeniden düşünüyor.
Araştırmaya, soruşturmaya ve kaynaklara yöneliyor. Elde ettiği verileri enine boyuna inceliyor;başka bir açıdan, yeni bir yaklaşımla çözümleyip değerlendiriyor. Yargılarını bir belgeye, kesin bir bilgiye dayandırıyor.
Bu parçada sözü edilen eleştirmenin belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

A)Başkalarınca ortaya atılmış yargıları yeniden ve titizlikle değerlendirmeye çalışması
B) Başkalarınca kanıtlanmış yargılara ulaşmaya çalışması
C) Araştırma yoluyla ulaştığı sonuçların değişmezliğini savunması
D) Araştırmalarını belirli konular üzerinde yoğunlaştırması
E)En iyi eleştiri yönteminin kendisininki olduğuna inanması

2. 1995 – ÖYS
Benim anlayışıma göre hikâye ve roman şairanelikten uzak olmalıdır. Oysa bu sanatçımızın böyle bir kaygısı yoktur. Şiirinde de nesrinde de yalın, düz bir anlatımdan özellikle kaçınır. Şiirlerindeki kalıplaşmış, mecaz yüklü anlatımı nesirlerinde de sere serpe kullanır. Bunu sanatçı olmanın bir gereği sayar. Bundan övünerek söz eder.
Bu parçada, sözü edilen sanatçının hangi özelliği eleştirilmektedir?

A) Sözcük seçiminde gereğinden fazla titiz davranması
B) Eserlerinde sanatlı bir dil kullanması
C) Kendine aşırı ölçüde değer vermesi
D) Alışılmış ve yerleşik şiir kalıplarının dışına çıkması
E) Sanatı, övünme aracı olarak görmesi

3. 1995 – ÖYS
Her zaman şık ve temiz giyinen, nazik, insanları olduğu gibi kabul etme olgunluğuna sahip bir yazardır. Beyoğlu civarındaki evi, küçük bir müze görünümündedir ve birçok sanatçının uğrak yeridir. Sanat dünyasına adım atmaya çabalayan gençlere, kapısını ve yüreğini açmaktan kaçınmamış, alçak gönüllü bir beyefendidir. Bu nitelikleriyle, tükenmekte olan bir neslin başlıca özelliklerini kişiliğinde bir araya getirmiştir.
Bu parçada, sözü edilen kişinin nitelikleri arasında aşağıdakilerden hangisine yer veril*memiştir?

A) Yapıtlarıyla başkalarına örnek olma
B) Giyimine kuşamına özen gösterme
C) Sanata ilgi duyanlara yakınlık gösterme
D) Başkalarına karşı saygılı davranma
E) Başkalarını kendinden aşağı görmeme

4. 1996 – ÖYS
Onun şiirlerinde Türkçe değişik boyutlarıyla çıkar karşımıza. Ses, anlam ve anlatım yönünden derinlemesine etkiler bizi. Bunu sözle anlatabilmek olanaksızdır. En iyisi bu şiirleri tek tek okumak, onlardaki anlam ve anlatım güzelliğinin tadına varmaktır bence. Başka bir deyişle sözcüklerin, deyimlerin düz anlamları dışında yan anlamları, karşıt anlamları, dahası, hiç akla gelmeyecek duygusal ve çağrışımsal anlatımlarıyla nasıl kullandıklarını ancak bu şiirleri okuyarak görebiliriz.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen şairin bir özelliğidir?

A) Her düzeyde okurun anlayabileceği şiirler yazma
B) Yeni bir şiir türü yaratma çabası içinde olma
C) Okurların ilgisini çekmek için alışılmış şiir kalıplarının dışına çıkma
D) Sözcüklere bilinen anlamları dışında yeni an*lamlar yükleme
E) Şiirlerinde, düşünceden çok duyguya ağırlık verme

5. 1996 – OYS
Öylesine heyecanlandım ki… Bunca yıl sonra, bahçeyi geçip okula giremeyeceğim sanki. Garip bir tutukluk… Ayaklarım tutuluveriyor. Yürüyemeyeceğim. Büyüyor bahçe, genişliyor, yayılıyor, derinleşiyor; çocukluğumdaki gibi uçsuz bucaksız görünmeye başlıyor. Orada kendimi top oynarken, güreşirken, dövüşürken görüyorum. Sınıfımı geçmişim, seviniyorum, içimde ancak çocuklukta duyulabilecek bir sevinç patlaması var.
Böyle konuşan bir kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Okuduğu okulla ilgili birtakım karamsar düşüncelerini dile getirmektedir.
B) Bahçe içindeki eski okulunu görünce çocukluğunu anımsamışım
C) Çocukken açığa vuramadığı duyguları canlanmıştır.
D) Çocukluk yılları, kişiliğini derinden etkilemiştir.
E) Çocukluğunda yaşadıklarından tedirginlik duymaktadır.

6. 1996 – OYS
Bu sanatçının önemli bir yanı beğenisinin gelişmişliğidir. Daha ilk okuyuşta şiir olanla şiir olmayanı kolayca birbirinden ayırır. Bunu uzun uzun çözümlemelere girmeden, açık bir biçimde belirtir. Yalnız günümüzdeki şiirleri değil, dünden bugüne kalan, herkesçe değerli bilinen, çok ünlü şiirleri de değerlendirir. Böylece onların yeni bir biçimde kavranmasını sağlar.
Bu parçada, kendisinden söz edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

A) Bir şiirin başarılı olup olmadığını hemen anladığı
B) Şiirleri değerlendirmede nesnel ölçütlere başvurduğu
C) Şiiri, bütün yönleriyle ele aldığı
D) Şiiri, tarihsel gelişimi içinde ele aldığı
E) Şiir zevkini yaymaya ve geliştirmeye çalıştığı

7. 1996 – OYS
Bu sanatçımız, ulusal tiyatro oyunlarına gereksinme duymuştu. Bunun için de Müfit Ratip’in Yakup Kadri’nin yapıtlarını sahneleyerek ulusal tiyatro yazarlığını canlandırmak istiyordu. Koşullar el verdikçe Arsen Lupen, Sherlock Holmes gibi, seyircinin hoşlandığı hafif oyunlar yanında çok ağır piyeslere de kucağını açıyordu. Ancak o yıllarda seyircinin çoğunluğu böyle oyunlara daha alışamamış olduğundan bu tür çalışmalar verimli olmuyordu.
Yukarıdaki parçada, sözü edilen tiyatro sanatçısı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Ulusal özelliklerimizi yansıtan oyunları sahnelediğine
B) Edebî değerleri olan yapıtlara ilgisiz kalmadığına
C) Oyun seçiminde izleyicinin beğenisini de önüne aldığına
D) Yazarları ulusal tiyatroya yöneltmeye çalıştıgına
E) Seyircinin düzeyini yükseltmek için eğitmeye çalıştığına

8. 1997-ÖYS
Ben hep şiirlerimin bir kıyıcığında saklı umudu. Acı varsa, onu duymak başka, acıya yenik düşmek başka. Acıya yenik değiliz, ne ben ne de şiirim.
Bu sözleri söyleyen şair aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

A) Olaylar karşısında iyimserliğini ve koruyan
B) Başından üzücü olaylar geçmiş olan
C) Kimsenin baskısı altında kalmak istere
D) Şiirlerinde acılara yer vermeyen
E) Yaşadıklarını gereği gibi değerlendire

9. 1997 – ÖYS
İsterdim ki şimdi sokağa çıkayım, kalabalığa karışayım, yürüyeyim, yürüyeyim… Bu sırada kalkık şapkası, kolalı gömleği, ütülü elbisesiyle o, kimi sorunlarına karşın hayatından memnun, sadece yaşamaktan, şiir yazmaktan gelen mutlulukla dopdolu bir insan haliyle karşıma dikiliverse… Dost elini uzatıp, merhaba, bile demeden, çevresindekilere aldırmadan kulağıma, sevdiğim şiirlerinden birini, eski aşkları, sıcak günleri, unutulmuş mevsimleri hatırlatırcasına okusa okusa…
Bu parçada sözü edilen şairin özellikleri arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?

A) Giyimine özen gösterme
B) Bir başına dolaşmaktan hoşlanma
C) Mutluluğu şiir yazmada bulma
D) İçinden geldiği gibi davranma
E) Kendine özgü sıkıntıları olma

10. 1998-ÖYS
Öğretici, eğitici bir üslup yerine, sıkça vurguladığı “belkiler ve soru cümleleri sayesinde, kendi düşüncelerini okuruna ille de benimsetmek isteyen bir denemeci kimliğinden sıyrılıyor. Sürekli kullandığı “acaba” sözcüğüyle, okur üzerinde baskı oluşturmadan; okurla kendisi arasında bir diyalog başlatıyor. Okura sık sık: “Ben böyle düşünüyorum; ama ola ki yanılabilirim; ey okur, bana katılmak zorunda değilsin.” gibi sözler söylemesi, onun, yazar olarak çekiciliğini artırıyor.
Bu parçadan, sözü edilen yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Ele aldığı konularda kesin yargılara varmaktan kaçındığı
B) Okuru, kendisi gibi düşünmeye yönlendirmediği
C) Öne sürdüğü düşüncelerinin kanıtlanabilir nitelik taşıdığı
D) Denemelerinde tartışmacı bir anlatıma başvurduğu
E) Dil ve anlatımının tekdüzelikten uzak olduğu

11. 1998-ÖYS
O, toplumumuzda sanata karşı bir duyarlılık yaratmaya çalıştı. Bu nedenle sanatına, kültürüne taze kan taşımaya adanmıştı yaratıcılığı. Şiirimizin, öykümüzün, romanımızın hamurunu dilimizin tüm güzelliğiyle yoğuran gençlerin yanında yer aldı, onların yapıtlarını yazınımıza kazandırdı. Geceli gündüzlü, düzenli, titiz bir çalışmayla olumlu işler yaptı, yayınevi kurdu, dergi çıkardı. Arkasında yazınımızın adına övünülecek bir birikim bıraktı.
Aşağıdakilerin hangisi bu parçada sözü edilen kişinin özelliklerinden biri değildir?

A) Toplumumuzda yazınsal yapıtlara sürekli bir ilgi yaratmaya çalışma
B) Yeni yapıtlar yayımlamaya özen gösterme
C) Zamanını yazınsal çalışmalarla doldurma
D) Türkçeyi güzel kullanan gençleri destekleme
E) Çıkardığı dergide kendi yazılarına yer verme

12. 2000-ÖSS
Sahnenin tozunu ilk yuttuğunda çocuk denecek yaşlardaydı ve o günden bu yana inmedi sahneden. Oyunculuk dışında oyun yazarlığı, yönetmenlik, çevirmenlik gibi uğraşlarla da ilgilendi. Ti*yatro dünyamızın en kıdemlilerinden, en renkli kişiliklerinden biri olan, seyircisiyle müthiş bir iletişim kurabilen bu yetenekli sanatçının ilgi alanı tiyatroyla da sınırlı kalmıyor. Güncel konular üzerine yazdığı yazılarıyla, düşüncelerini, eleştirilerini okurlarla paylaşıyor. O, aynı zamanda bir konuşma, bir anlatım ustası; anlatanla dinleyeni, oyuncuyla seyirciyi bir araya getiren bir usta.
Bu parçaya göre söz konusu sanatçıyla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

A) Okuru incitici konuları işlemekten kaçınır.
B) İzleyicisini etkiler, onlarla bütünleşir.
C) Dilin olanaklarından çok iyi yararlanır.
D) Oyunculuk dışındaki işlerle de ilgilenir.
E) Mesleğinde çok başarılıdır.

13. 2000-ÖSS
Yazar, dili, ses, biçim, anlam özellikleriyle iyi bilen ve kullanan kişidir. Bu anlamda dile yeni kavramlar, kalıplar, sözcükler kazandırabilir. Gerçekte hiçbir yazar, bakalım bu romandan, bu öykü ya da şiirden dilciler kaç kural çıkaracak, diye yazmaz. Yazamaz; ama yazdıklarıyla dile yeni sözcükler katar. Dili işlerken yalnızca dilciye değil, edebiyat tarihçisine, toplumbilimcilere, başka araştırmacılara da malzeme yaratır.
Bu parçadan yazarlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

A) Dilin söz varlığını geliştirdikleri
B) Dilin anlatım olanaklarını genişlettikleri
C) Yaptıklarıyla, yeni çalışmalara olanak hazır*ladıkları
D) Dil konusunda, geniş bir bilgiye sahip olduk*ları
E) Dile kazandırdıklarda kalıcı olmaya çalıştıkları

14. 2001 – ÖSS
Bir edebiyatçı değil, bir toplumbilimciydi. Toplumbilimin bilim olarak yeni yeni oluşmaya başladığı bir dönemde yaşamıştı. Bir müzisyenin çelişkili dünyasını inceleyerek ilginç bir yapıt oluş*turdu: “Mozart: Bir Dahinin Sosyolojisi Üzerine”. Bu yapıtında, müzisyeni, toplumbilimin kendine özgü yöntemleriyle anlatmaya çalışıyor. Yer yer bir bilimsel belge niteliği taşıyan kitap bir dahinin insana özgü değişik durumlarını yansıtıyor. Ayrıca, bir insanın çaresizliğini dile getirerek, bunu yaşanmış örneklerle zenginleştiriyor.
Bu parçada tanıtılan yazarlarla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiş-
lir?

A) Nesnel, kanıtlanabilir bilgiler verdiğinden
B) Yapıtının etkileyici nitelikler taşıdığından
C) Bütün yapıtlarını aynı yöntemle oluşturdu*ğundan
D) Anlattıklarının gerçeklere dayandığından
E) Ele aldığı kişiyi farklı özellikleriyle yansıttığından

15. 2001 – ÖSS
Yazar, öykülerinde, insanın insanla, insanın geleneklerle çatışmasını, günlük yaşamın akışı içinde, abartısız ve sevecen bir yaklaşımla ele alır Anlattıkları olağanüstü olaylar, olgular, durumlar değildir. Dünyanın herhangi bir ülkesinin bir yöresinde, bu öykülerdeki benzer yaşamlar hâlâ vardır. Basit halk inançları, etkili bir biçimde öykülerinin atar damarını oluşturur. Geçim derdi, biten sevgiler, öykülerden fışkıran renkli tablolardır.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen öykücünün bir özelliği değildir?

A) Ders vermeyi amaçlama
B) Anlatımda doğallığı benimseme
C) Sıradan öğeleri çarpıcı kılma
D) Karşıtlıklardan yararlanma
E) Folklorik öğelere yer verme

16. 2002-ÖSS
Ünlü yazarımızla Türk sanat yaşamı üzerine konuştuk. Bize, hayatını kalemiyle kazandığından söz etti. Yalnızca halkın kendisini anladığını, kimi aydınların kendisini hâlâ ciddiye almadığını yana yakıla anlattı. Bu arada, radyoda skeçler yayımlayacak kişilerin, kendisinden de komik diyaloglar istediğini söyledi. Bize bugün aklımda kalmayan; ama o zaman üzerimizde kötü bir etki bırakan mektubu okudu. Her satırını okurken sinirleniyor: “Adamlara bakın, beni soytarı sanıyorlar, insanda biraz anlayış olmalı!” diyerek öfkesini yansıtıyordu.
Bu parçadan söz konusu romancıyla ilgili olarak aşağıdaki yargıların hangisine varılamaz?

A) Belli bir kesimin davranışlarından rahatsız » duymaktadır.
B) Yalnızca insanları güldürmek amacıyla yazmayı, kendisine yakıştıramamaktadır.
C) Tiyatroyu bir tür olarak önemli bulmamakta:
D) Kültürlü kimi okurlar, kendisine gereken de*ğeri vermemektedir.
E) Sanatsal çalışmalarıyla geçimini sağlamaktadır.

17. 2002-ÖSS
Biz genç gazeteciler, her hafta onun evine giderken korkardık. İçimizden, acaba o hafta gazetede yazdıklarımızla gerçek düşüncelerimiz arasında bir fark var mı, diye düşünürdük. Çünkü o, düşünsel dürüstlükle bağdaşmayan yargıları hiç çekinmeden eleştirir; yanlışlarımızı yüzümüze vururdu. Biz bilirdik ki o bir şeyi kötüledi mi, bun*da haklıdır.
Bu parçada sözü edilen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

A) Öfkeli, çalışkan
B) Çok okuyan, sıcakkanlı
C) Duygusal, kötümser
D) Bilgili, davranışlarında incelik bulunmayan
E) Açık sözlü, doğruluktan ayrılmayan

18. 2002-oss

O, evrensel değerleri, toplumcu şiirin potasında eriten şairlerimizden biridir. İnsanı ilgilendiren her olaya, her yaşantıya şiirlerinde yer vermiştir. Bu nedenle anılar, geziler, güncel haberler, du*yarlı bir gözlemin açtığı yolda, şiirinin içine akar.
Bu parçada sözü edilen şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Şiirlerinde konu çeşitliliği görülür.
B) Dünyaca tanınmış bir sanatçı olmayı amaçlar.
C) Bireysellikten uzak bir tutum takınır.
D) Olayları ve durumları dikkatle inceler.
E) Tüm insanlığı kucaklamayı amaçlayan şiirler yazar.

19. 2002 – ÖSS
Yazmak, biraz da bencilliktir. Kendini kanıtlama, kendini doyurma biçimidir. Yoksa, okunacak bunca güzel kitap varken yazmak, benim için, belki de budalalık. Buna karşın yazmaktan geri kalmadım. Kendi iç çelişkilerimi, insanlar arasındaki çelişkileri yakalayıp anlattım. Öykülerimde, içimdeki hüznü değil, ince esprileri ve ironiyi yan*sıtmaya çalıştım.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen sanatçının bir özelliği değildir?

A) Özeleştiri yapabilme
B) Güldürmeye yatkınlığı olma
C) Yazarlığın, bir tür kendini düşünme olduğuna inanma
D) Yapıtlarını başkalarınınkinden değersiz bulma
E) Gerçek duygularını yansıtmakta zorlanma

20. 2002-ÖSS
Onunla ilgili olarak şunları söyleyebilirim: Sözcüğün gerçek anlamıyla çağdaş bir insandı. On beş yıllık çok yakın düşünce ve çalışma arkadaşlığımız boyunca, onun, özel yaşamında da iş yaşamında da derin bir sorumluluk duygusuyla hareket ettiğini gözledim. Bu duygu, yediği ekmekten, içtiği sudan, konuştuğu kimselere, yaşadığı topluma kadar, sahip olduğu her şeyin karşılığını verme duygusudur.
Bu parçaya dayanarak, sözü edilen kişiyle ilgi*li aşağıdaki yargılardan hangisine varılabilir?

A) Çevresindekilerle ilişkilerini aynı düzeyde tutmayı başarır.
B) Başkalarının da kendisi gibi olmasını ister.
C) Sahip olduklarını gerçekten hak edebilmiş ol*mayı önemser.
D) Elindekilerle yetinip mutlu olur.
E) Yaşamını, kimseden yardım görmeden sürdürür.

21. 2003-ÖSS
Çok yazmayı, öne çıkmayı, böbürlenmeyi sevmiyor. Gürültüden uzak, ağır ağır, kozasından sessizce örüyor şiirini. Kendini önemsemiyor; kasılma yok. Ne okuyucunun ne de önemli kişilerin dikkatini çekme çabasında. Az ürün veriyor; ama şiirin hasını üretiyor. Şiirde işçiliğe, sabra önem veriyor. Bugüne değin tek kitapta kalmasının nedeni bu. Adı duyulmamış, sessiz bir ozan; ama şiirleri usta işi.
Kendisinden böyle söz edilen bir sanatçı aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilemez?

A) Gösterişten hoşlanmayan
B) Geri planda kalmayı seven
C) Kendini üstün görmeyen
D) Amacı yalnızca iyi yapıt üretmek olan
E) Tanınacak kadar başarılı olamayan

22. 2003-ÖSS
Daha ilk yapıtlarında başkalarının izine basmadan yürümeyi deneyen yazarlar, ozanlar vardır. Bunlar, yazınsal yaratıları ayırmaya, belirlemeye ve değerlendirmeye yönelik geleneksel ölçütlerin, kuralların kılavuzluğunu pek umursamaz, onlara sıkı sıkıya bağlı kalmazlar. Türler arasında öyle aşılması güç duvarlar ya da sınırlar yoktur onlar için. Yazarken bir türe özgü nitelikleri bir başka türe taşımaktan kaçınmazlar.
Bu parçada, sözü edilen sanatçılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yapıtlarının içerik yönünden zengin olduğuna
B) Başkalarından etkilenmediklerine
C) Yapıtlarında değişik türlere özgü niteliklere yer verdiklerine
D) Yazıların, belirli türlere göre ayrılmasını önemsemediklerine
E) Önceden konmuş kurallara bağlı kalmadıklarına

23. 2003-ÖSS
Çalışmalarını romanlar üzerinde yoğunlaştırmış bir eleştirmendi. Roman konusunda üç yüzü aşkın eleştirisi vardı. Eleştirinin, edebiyat tarihini kurma ve oluşturma gibi önemli bir işlevi olduğuna inanırdı. Bunun için de yayımlanmış romanların hemen hemen tümünü okuyup incelemekten kaçınmazdı. Ele aldığı yapıtları çok yönlü bir değerlendirmeden geçirirdi. Bu tutumuyla romancıların yaratıcılığını besler, onlara yol gösterirdi.
Bu parçada sözü edilen eleştirmenle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Yapıtları, değişik boyutlarıyla ele alıp yargıladığı
B) Farklı eleştiri yöntemleri kullandığı
C) Çağdaş eleştiri kuramlarından yararlandığı
D) Düşüncelerini terimsel bir söylemle yansıttığı
E) Anlatımındaki pürüzlerin, çok ürün vermesinden kaynaklandığı

24. 2003-ÖSS
Onu, sorumluluğunu bilen bir yazar olduğu için seviyorum. Kusuru yok mu? Hem de pek çok. Kendini coşkulu betimlemelere kaptırarak Türkçe cümleleri sarsıyor; özne, tümleç, yüklem bağlantılarını yitiriyor. Türkçeyi sevdiği ve benimsedi hâlde bu tür yanlışları hep yapıyor. Ayrıca öykülerini dinlendirip bir kez daha okumuyor. Bütün bunlara karşın öykülerinde insancıl gerçeğin önemli bir yeri ve ağırlığı var. Bu durum okurların, öykü kişileriyle kolayca ilişki kurmalarına, dahası onlarla aynı düşünceleri paylaşmalarına yardımcı oluyor. Kısaca yazarın kişileriyle okurları birbirleriyle çelişmiyor; hatta özlemlerini yansıttığından, okurların hoşuna bile gidebiliyor o kişiler.
Böyle anlatılan bir sanatçıdan aşağıdakilerden hangisi beklenmez?

A) Okurun, öykü kişileriyle özdeşleşmesini sağlaması
B) Neyi, niçin yaptığının bilincinde olması
C) Yazdıklarının ilk biçimiyle yetinmesi
D) Kolay okunan ama kalıcı olmayan yapıtlar vermesi
E) İnsanlara özgü durumları işlemesi

25. 2003-ÖSS
Yazınsal yaratılara tutku düzeyine varan bir ilgisi vardı. Bunları, kılı kırk yaran bir okur titizliğiyle inceleyip yargılar, dil ve anlatımını onlarla beslerdi. Nitekim, anlatımındaki çok yönlülük ve somutlama gücü de büyük ölçüde bundan gelirdi.Buna bir de olayları, durumları ve insanları algılama biçimindeki derinlik ve gerçekliği eklersek, yapıtlarındaki olağanüstü etki gücünün nereden kaynaklandığını anlamış oluruz.
Bu parçada tanıtılan yazarla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

A) Kendini geliştiren bir insandır.
B) Okuduklarını eleştirel bir yaklaşımla değerlendirir.
C) Duygusallığa ağırlık verir.
D) Çevresindekileri değişik boyutlarıyla inceler.
E) Etkili bir anlatımı vardır.

26. 2004-ÖSS
Hayata bakış açım değişmişti. Doğum tarihime göre 34 yaşındaydım. Ama yaşama sevincim çoktan sönüp gitmişti. Coşkun, neşeli olabildiğim günleri, uzak bir hayal gibi hatırlıyorum. Yazarlığım da annemin hastalığından çok şey kaptı; hepsi de acı şeyler.
Böyle konuşan bir kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Mutluluğu hep gelecekte aramıştır.
B) Yaşadıklarının etkisiyle kötümser bir insan olmuştur.
C) Geçmişin güzel günleri artık ona mutsuzluk vermektedir.
D) Acılar, onu başkalarına karşı katılaştırmıştır.
E) Çektiği sıkıntılar, onu bir sanatçı olmaya yöneltmiştir.

27. 2004 – ÖSS
Babam yeni bir roman yazmaya başlamışsa, gözü hiçbir şeyi görmezdi. O andan itibaren yeni dünyası o roman olurdu. Bizler de annemizin uyarısıyla evde çıt çıkarmadan otururduk. İki katlı ahşap evde, saatlerce, daktilo tuşlarının çıkardığı ses duyulurdu. Babam romanını bitirdikten sonra onu ev halkına okumayı alışkanlık hâline getirmişti. İlk tepkileri bizlerden almayı çok severdi. Yapıt bittikten sonra son kontrollerini yapar, sabahın erken saatinde evden çıkardı. Romanı herhangi bir yayınevine satmış, para da almışsa, bu, ev halkı için sevinç kaynağı olurdu. Babam eli kolu dolu gelir, mutfağın yüzü gülerdi. Birikmiş üç beş aylık ev kirası yatırılırdı. Bu bolluk dönemi uzun sürmez, kısa bir süre sonra yeniden sağa sola borçlanılırdı.
Bu parçada sözü edilen romancıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Çevresindekilerin değerlendirmelerine önem vermektedir.
B) Roman yazma sürecinde her şeyle bağını koparmaktadır.
C) Romanlardan kazandığı parayı ailesi için harcamaktadır.
D) Romancılığı, babalık duyarlığını engellemek*tedir.
E) Sık sık ekonomik sıkıntı içine düşmektedir.

28. 2005-ÖSS
İlgimi, kültürel konulara, yaşadığım kentin tarihine yönelttim. Bu da beni bir tür kedere itti. Ne var ki ben bunun altında ezilmedim. Çalıştım, uğraştım, kitaplarımı yazdım. Hayatımdan memnunum. Hiçbir arkadaşım benim için “hüzünlü” de*mez. “Sinirli, enerjik” diyebilir; ama belirgin niteli*ğim “hüzün” değil. Olsa olsa şunu söyleyebilirler benim için: “Kâğıdı, kalemi eline alınca kaleminin ucuna gelenler bunlardır.”
Aşağıdakilerden hangisi, bu sözleri söyleyen yazara özgü bir nitelik değildir?

A) Çabuk kızan, hareketli
B) Ürünler ortaya koymak için çabalayan
C) İçinde bulunduğu koşullardan şikâyetçi olmayan
D) Yazdıklarıyla yaşadıklarını örtüştüren
E) Kendi özelliklerini tanıyan

29. 2005-ÖSS
Gerçekte tepkileri önemsiyorum; ama onların esiri olmak istemiyorum. Her zaman okurla aramda bir mesafe bırakmaya çalıştım. Bu da hiçbir zaman başarılı olmamı etkilemedi. Öyle ki kitaplarım otuz dile çevrildi. Bu koşullarda, okuru memnun etme çabasına girmeyi gereksiz buldum; yalnızca kitaplarımı yazmaya çalıştım. Önceleri bunu yaparken zorlanıyordum. Ancak bunda direnince okur, zaman zaman anlamasa da beni kabullendi. Bu da bana çok büyük bir güç verdi. Ben istediğimi istediğim gibi yazarım. Okur da bana ve kitabıma yaklaşacaktır. Yani kitabım, okurun peşinden koşmayacaktır.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen yazarın bir özelliği değildir?

A) Okurların eleştirilerini ön planda tutmama
B) Okurun, giderek kitaplarını benimsediğine inanma
C) Yazın ve yaratma alanında yeni bir çığır açma
D) Yapıtlarını kendi düşüncelerine göre biçimlendirme
E) Okurla içli dışlı olmaktan kaçınma

30. 2005-ÖSS
Okur, onun şiirlerini okurken derine indikçe yeni tatlarla, yeni bulgularla karşılaşacaktır. Sözün gi*zemli boyutlarının peşine düşecektir. Şiiri yeni*den kurgulayacaktır. Bu anlamda, herkese açık bir şiir değildir onun şiiri. Art alanı alabildiğine ge*niş şiirlerdir. Tarihten felsefeye, değişik bilim dal*larından devşirilmiş veriler, bunlarda birer motif olarak çıkar karşımıza. Kimi zaman da bu veriler, imgelere dönüşür; benzetmeler, mecazlar, isti*areler biçiminde iç donanımını oluşturur şiirlerin.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada sözü edilen şairin bir özelliği değildir?

A) Anlaşılırlığı güç şiirler yazma
B) Şiirlerini yazarken farklı alanlardaki çalışma*lardan yararlanma
C) Sanatsal bir söyleyişe başvurma
D) Yoruma açık şiirler oluşturma
E) Anlamca açık şiirleri değersiz bulma

31. 2005-ÖSS
Sanatçıları eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmekten asla kaçınmazdı. Her birinin iyi ve kötü yanlarını açıkça ortaya koyar, hayran olduklarını bile kıyasıya eleştirirdi. Bir gün Tolstoy gibi roman yazacağını söyler, bir başka gün La Fontaine gibi yazmaya yönelir ya da şiirlerinde halk ozanlarının kalıplarını kullanırdı. Sevdiği, beğendiği yazarlarla sürekli yarış içindeydi. Bunun için de yazdıklarını hiçbir zaman yeterli bulmazdı. Herkesçe beğenilen, övülen o ünlü yapıtı için yıllar sonra şöyle demişti: “Bugün yazsam öyle yazmazdım.” Kısacası o, “Söylemek istediğim en güzel söz, henüz söylememiş olduğum sözdür.” düşüncesini, yazma ve yaratma ilkesi olarak benimsemişti.
Bu parçadan, sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) Yapıtlarında ulaştığı düzeyle yetinmediği
B) Okurlarını etkileme ve bilinçlendirme amacıyla yazdığı
C) Kendi eleştirisini kendisinin yaptığı
D) Sanatçılara yönelik düşüncelerini gizleme gereği duymadığı
E) Etkilendiği sanatçıların izinden gitmeye çalıştığı

32. 2005-ÖSS
Yazar, sözcüklerle oynarken hem bunların d kurallarının hem de alışılmış kullanımlarının dışına çıkıyor. Bu yüzden de zaman zaman yanlışlar yapıyor. Ancak bunları, yazarın dili önemsemediğinden yaptığını söylemek istemiyorum. Sanıyorum bu yanlışlar onun, alışılmışın dışına çıkma, kendine özgü bir biçem ve söylem yaratma isteğinden kaynaklanıyor. Dilde denemelere girişiyor. Bu nedenle güncel, yazınsal söylemle, düşünsel söylemi kaynaştırmaya çalışıyor.Anlatımdaki gevşek dokululuk da bundan, bu kural tanımaz tutumundan kaynaklanıyor.
Bu parçadan, sözü edilen yazarla ilgili aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

A) Anlaşılır olmaktan kaçınmaya çalıştığı
B) Dilde arayış içinde olduğu
C) Başka yazarlara benzemek istemediği
D) Değişik anlatım biçimlerinden yararlandığı
E) Dili doğru kullanmadığı

33. 2005-ÖSS

Büyüklerinin çizdiği yolda, kendi ülkesinde ve başka ülkelerde iyi bir öğrenim görmüştür.Girdiği her işte, onları onurlandırıp gururlandıracak başarılar kazanmıştır. Parasal yönden tam bir özgürlük içindedir. Ancak ne para ne başarı mutluluk verir ona. Çünkü gerçekleştirdikleri ve gerçekleştirmeye çalıştıkları, kendi tutkuları özlemleri ve düşleri değildir. Kendisi için çizilmiş bir yolda yürümüştür hep; yalnız ve mutsuzdur bu yüzden.
Bu parçada anlatılan kişi için aşağıdaki hangisi söylenebilir?

A) Varlıklı bir aile ortamında yetişmenin rahatlığını yaşamıştır.
B) Başarıya ulaşmak için değişik sıkıntılara katlanmıştır.
C) Edindiği varlığı gönlünce harcama olanağı bulamamıştır.
D) Yaşamını, başkalarının yönlendirmelerine göre sürdürmüştür.
E) Gerçekleştiremediği düşünceleri, gerçekleştirebildiklerinden fazladır.

CEVAP ANAHTARI : 1.A 2. B 3.A 4.D 5.B 6.A 7.E 8.A 9.B 10.C 11.E 12.A 13.E 14.C 15.A 16.C 17.E 18.B 19.E 20.C 21.E 22.A 23.A 24.D 25.C 26.B 27.D 28.D 29.C 30.E 31.B 32.A 33.D

Benzer Konular

2012 LYS Puan Hesaplama

2012 LYS Puan Hesaplama 2012 LYS Puan Hesaplama...

2012 YGS Soru ve Cevapları

indirmek icin TIKLAYINIZ (262)...

Roman Hikaye ve Tiyatrolardan Yeniliklere Felsefi Düşüncelere Yer Veren Metinler Konu Anlatımı

Edebiyat alanı içerisinde yer alan metinler kesin çizgilerle olmamakla beraber sanat eserleri ve düşünce eserleri...

YGS PUANI NASIL HESAPLANIR?

YGS Puanları hesaplama 2010 YGS puan hesaplama nasıl yapılacak? 2010 YGS sınavı bu sabah tüm...

Yazıya Yapılan Yorumlar

  1. salla diyor ki:

    yaw mümkünse paragrafta konu sorusu koyun hani paragrafın konusunu soran sorulardan

Yukarı